16 Nisan 2017 Pazar

gecmisime sevgimle

Uzun bir aradan sonra eski bir dost misali hatirladim burayi. Halini hatrini soramamis olsamda, hic unutmadim demek istedim sadece.
Uzaklardaydim...
Neden yanlizligimda, huznumde geliyor bura aklima bilmiyorum ama okadar karmasigim ki ve bir okadarda arafta. Ne hissediyorum, ne istiyorum hic birseyden emin degilim.
Durumuma bakan olsa, ne istiyorsun ki daha! diyebilecek kadar iyi gorunumlu ama bazen yeni baslangiclarin korkusu ve anilarin agirliyla icinde sessiz ve kimsesiz.
Ozluyorum bazen, yada degisik hissediyorum kimisinde. Benzettigim bir seyle anilarim depresiveriyor ansizin.
Icime cekilmeye basliyorum o vakitlerde...
Sessizligim belkide en iyi arkadasim bunca ettigim kelimelerim arasinda.
Sanmayin ki sessiz bir kelebek bu kirgin, yorgun minik. Hicte degil! Saatlerce konusup dertlere derman arayan ama kendi yaralarina dair hic birsey anlatamayacak kadar urkek ve bilge(!) bircok sey ogrenmis cunku gecmisinden.

Tum gecmisime SEWgimle...

22 Mayıs 2014 Perşembe

Tahir ile zuhre

Tahir ile Zühre

Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte yani yürekte....
Mesela bir barikatta dövüşerek
Mesela Kuzey Kutbunu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek hiç ayıp olur mu?
Tahir olmak ta ayıp değil Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil..
Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istersen dünyadan ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil...

Cok sey soylenebilir anlatmak icin
Yada bazen hicbirsey
Cunku susmak daha cok seydir bir cok kelimeden...